DEĞERLİ ZİYARETÇİLERİMİZ
BAKANLIĞIMIZIN 25.08.2011 TARİH VE 179364 SAYILI ONAY YAZISI İLE MÜZEMİZ TEŞHİR SALONLARININ BAZI BÖLÜMLERİ ONARIM VE DÜZENLEME ÇALIŞMALARI NEDENİYLE ZORUNLU OLARAK KAPATILMIŞTIR.

BU NEDENLE ORTA SALONUMUZDA YAPILAN YENİ BİR DÜZENLEME İLE BAZI ESERLER VİTRİNLERDE VE AÇIKTA İZLENİMİNİZE SUNULMUŞTUR.

ONARIM VE DÜZENLEME ÇALIŞMALARI BİTTİĞİNDE SİZLERİ DAHA ÇAĞDAŞ BİR MÜZEYLE BULUŞTURMAYI UMUYOR, İNŞAAT VE ONARIM ÇALIŞMALARINDAN DUYACAĞINIZ RAHATSIZLIK DOLAYISIYLA, ANLAYIŞINIZ İÇİN SİZ DEĞERLİ ZİYARETÇİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUZ.

DEAR VISITORS
SOME PARTS OF OUR MUSEUM’S EXHIBIT TEMPORARILY HAVE TO BE CLOSED BECAUSE OF RENOVATION AND REARRANGEMENT WORKS WHICH WAS APPROVED BY THE MINISTRY OF CULTURE AND TOURISM IN 25.08.2011.
 
A SERIES OF METICULOUSLY SELECTED ARTIFACTS FROM THE CLOSED DEPARTMENTS WILL BE DISPLAYED IN WINDOWED CASES AND FREE STANDING AT THE REARRANGED CENTAL HALL, IN ACCORDANCE WITH THE CHRONOLOGY OF THE ANATOLIAN ARCHAEOLOGY.

WE HOPE TO GREET YOU WITH A MORE CONTEMPORARY AND PRESENTABLE MUSEUM WHEN THE RENOVATION AND REARRANGEMENT WORK IS COMPLETED. WE APOLOGIZE FOR THE INCONVENIENCE AND THANK YOU FOR YOUR UNDERSTANDING.

Müzenin TarihçesiYapıların Tarihçesi


Ankara'da ilk Müze, Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921 yılında kalenin Akkale olarak isimlendirilen burcunda kurulmuştur. Bu müzenin yanı sıra Augustus Mabedi ile Roma Hamamında da eser toplanmıştır.


Anadolu Medeniyetleri Müzesi, At pazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi'nin dış duvarının güneydoğu kıyısında, yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır.

Müzemizin Dünyadaki Yeri
Tarihi yapıları, köklü geçmişi ile bugünlere gelen Anadolu Medeniyetleri Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre'nin Lozan kentinde 68 Müze arasında birinci seçilerek "Avrupa'da Yılın Müzesi" unvanını elde etmiştir. Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, Anadolu arkeolojik eserleri Paleolitik Çağdan başlayarak günümüze kadar, kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

Yapılan Son Etkinlikler Duyurular Dönemler

Ören Yerleri ve Bağlı Birimler

 

 
 

        1963 yılında bugün Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfuslu küçük bir köyün yanında kuruldu. Bugün Gordion Müzesi’nde kronolojik bir sergileme sunulmakta, her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir. 

     Ulus Meydanı’ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, Ulus’tan itibaren yaklaşık 400 metre uzaklıkta, yolun batısında, caddeden 2,5 metre kadar yükseklikteki bir plato üzerinde bulunmaktadır.

   Romalılar M.Ö.1.yüzyılın sonlarına doğru Galatya'yı eyalet haline getirip Ankara'yı metropolis-başkent yaptıktan sonra, bir takım imar faaliyetlerine girişmişler ve şehrin büyüyüp gelişmesini sağlamışlardır. 

        Ankara'nın Ulus Semtinde Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer almaktadır. Antik yazarların Ankara hakkında verdikleri bilgiler arasında tiyatrodan hiç söz edilmemesine karşılık, Ankara'da bulunan bazı yazıtlarda dolaylı olarak bahsedilmektedir.

 
Kayıp Kent "JULIOPOLIS"

        Juliopolis antik kenti Ankara’nın Nallıhan İlçesi, Çayırhan Beldesi Gülşehri Mevkii’nde yer almaktadır.  Kentin eski Skopas (Aladağ Çayı) üzerindeki Sarılar Köprüsü civarında olduğu ve Sarıyar baraj gölü suları altında kaldığı bilinmektedir. Kente ait bazı kalıntılar günümüzde baraj gölünün kuzey doğu kıyılarında görülebilmektedir. Kentin nekropolu ise baraj gölünün kuzey kıyısındaki kalker kayalık üzerinde yer almaktadır. Nekropolda yapılan kazılar sonucu ele geçirilen Juliopolis sikkeleri ile bu alanın Juliopolis kentinin nekropolu olduğu anlaşılmıştır. 
Juliopolis antik çağlarda Bithynia Bölgesi ile Galatia Bölgesi sınırında yer almaktadır. Frig döneminden beri iskân görmüş bir köy iken, ismi Friglerin kurucu Kralı Gordios’ tan dolayı Gordioukome (Gordios’un köyü) olarak bilinmektedir. Kent Helenistik dönemde küçük bir kasaba olarak yaşamını devam ettirir. Antik kaynaklar Juliopolis’in Roma İmparatoru Augustus döneminde ( M.Ö. 27 – M.S. 14 )   kent statüsüne kavuşturulmuş olduğunu bildirmektedir. Şehir asıl önemini ise özellikle Erken Bizans çağında Konstantinopolis’ten Nikaia’ya ve oradanda Ankyra’ya uzanan ve hacıyolu olarak bilinen yol üzerinde yer almasına borçludur. Bithynia bölgesinin bu yeni kentinin ismi Kleon adında bir çete reisi tarafından Romalı Julius Ceasar’ a atfen Juliopolis olarak değiştirilmiştir. 
        Juliopolis adı edebi eserlerde de yaygın olarak görülmektedir. Plinius (M.S. 61–112) Bithynia’ nın yöneticisi olduğu sırada (M.S.103) yazdığı mektuplarda Juliopolis’ den  ” içinden geçenlerin çok, trafiğin yoğun olduğu bir sınır kasabası “ olarak bahseder. M.S. 4. ve 9. yüzyıllar arasında Juliopolis’ in Hıristiyan papazlarının imzaları düzenli olarak Bizans sinot meclisi (ruhani meclis) kayıtlarında görülür. 

        Juliopolis 9. yüzyılda İmparator I. Basil’e ( M.S. 867–886) atfen Basilium-Basileion ismini alır ve 11. yüzyıla kadar bir şekilde varlığını sürdürür ve bu tarihten sonra edebi eserlerde ismine rastlanmamaktadır. Olasılıkla bu tarihten itibaren kent önemini yitirerek tarih sahnesinden kaybolmuştur.

                         

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 

 
 
 
 
Sitemizde yayınlanan verilerin izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır. İzinsiz kullanılması halinde oluşacak her türlü yasal yükümlülük kişi/kurum tarafından kabul edilmiş sayılır.Her Hakkı Anadolu Medeniyetleri Müzesine aittir.
 
   www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr  
  Tüm Hakları Saklıdır © 2009 T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı