|
KAYIP KENT JULIOPOLIS’İNHAZİNELERİ Melih ARSLAN Müze Müdürü ve KazıBaşkanı JuliopolisNekropolü Ankara’nın Nallıhan İlçesi, Çayırhan Beldesi Gülşehri Mevkii’nde yeralır. Antik kentin eski Skopas Nehri (Aladağ Çayı) üzerindeki Sarılar Köprüsücivarında olduğu ve buranın 1950’li yıllarda inşa edilen Sarıyar Baraj Gölüsuları altında kaldığı bilinmektedir. Kente ait bazı kalıntılar günümüzde barajgölünün kuzey doğu kıyılarında görülmektedir. Kentin nekropolü ise barajgölünün kuzey kıyısındaki kalker kayalık üzerinde yer almaktadır. Daha önce1990’lı yıllarda Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin yaptığı bir kurtarma kazısıdışında çalışma yapılmayan Juliopolis nekropolü geçtiğimiz yıla kadar kaçakkazılar nedeniyle yoğun şekilde tahrip edilmiştir. 2009 yılında başlanarak 2010yılında da devam eden Juliopolis Nekroplü kazıları Anadolu Medeniyetleri MüzesiMüdürü Melih ARSLAN Başkanlığında Arkeolog Mustafa METİN, Okan CİNEMRE, TolgaÇELİK ve Ülkü DEVECİOĞLU’ndan oluşan bir ekiple sürdürülmektedir. Juliopolis2009 yılı kazılarında kaçak kazılarla ortaya çıkarılan mezarlar temizlenmiş veyeni bulunan sağlam mezarlardan çıkarılmış zengin mücevherler (altın, gümüş,bronz, değerli ve yarı değerli taşlar), seramikler, cam koku şişeleri, gümüş vebronz sikkeler, hekim mezarlarına ait bronz, demir ve kemikten cerrahi aletler,Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ankara Seksiyonunda sergilenmeye başlamıştır 2010 yılıkazıları Haziran ayında başlamış olup, Kasım sonuna kadar devam ettirilecektir.2010 yılı kazılarında ortaya çıkarılan mezarlarda bir önceki yıla oranla dahazengin buluntular içeren kontekstlere ulaşılmıştır. Orta Anadolu arkeolojisiiçin etkileyici sonuçlar üreten Juliopolis Nekropolü kazıları buluntularınageçmeden önce kayıp antik kentin tarihçesinden kısaca söz etmek gerekir. Şehrin Tarihçesi: 2009yılında Nekropolde yapılan kazılar sonucu ele geçirilen çok sayıdaki Juliopolis yazıtlı sikkeler sayesinde bu bölgeninJuliopolis kentinin nekropolü olduğu kesinleşmiştir. Juliopolis kenti antik BithyniaBölgesi ile Galatia Bölgesi sınırında yer almaktadır. Frig döneminden beri iskângörmüş bir köy iken, Friglerin kurucu Kralı Gordios’tan dolayı Gordioukome (Gordios’unköyü) olarak bilinmektedir. Kent Helenistik dönemde küçük bir kasaba olarakyaşamını devam ettirir. Strabon Coğrafyaadlı eserinde kentin M.Ö. 1. yüzyılda Kleon isimli güçlü haydut lideri tarafındangenişletildiğinden bahseder. Kleon İkinci Triumvirlik Döneminde (M.Ö. 43-33) önceleriMarcus Antonius ile birlikte hareket ederken, daha sonraları, muhtemelen ActiumSavaşı’nın sonucunu da tahmin ederek, Ocvatian (Augustus) ile hareket etmekararı alır. M.Ö. 27 yılında imparatorluğunu ilan eden Augustus ile iyi birilişki kuran Kleon şehrin adını Julius Caesar’a atfen Juliopolis (Julius’un Şehri) olarak değiştirir. Böylecekent İmparator Augustus’tan itibaren Bithynia Bölgesinin önemli şehirleriarasına girmiştir. Bu iyi ilişkilerKleon’a Mysia ve Pontus bölgelerinde de topraklar kazandırmış ve Kleon adetahaydutluktan hükümdarlık seviyesine ulaşmıştır. Kleon’un Zeus Abrettenoskültünün baş rahibi sıfatını taşıdığı bilinmekle birlikte, ölümünden hemen önceAugustus’un kendisine Pontus Komana’sının da (Tokat-Gümenek) baş rahipliğigörevini verdiği bilinmektedir. YaşlıPilinius Doğa Tarihi adlı eserindeBithynia bölgesi şehirlerini sayarken Juliopolis’i eski Gordioukome olarak anarve bu bölge halklarının Homeros’un Helizonlar dediği deniz kavmindenolduklarını belirtir. İmparatorTraian tarafından Bithynia Valiliği’ne getirilen Genç Plinius ise (M.S. 103)imparatora yazdığı mektuplarda Juliopolis’den “içinden geçenlerin çok, trafiğin yoğun olduğu bir sınır kasabası”olarak bahseder. Şehir asılönemini Erken Bizans çağında Konstantinopolis’ten Nikaia’ya oradan da Ankyraüzerinden Judaea’ya (Kudüs) uzanan Hacıyolu üzerinde yer almasına borçludur. Busayede M.S. 4. ve 9. yüzyıllar arasında bölgenin önemli ticaret merkezlerindenbiri haline gelen kentin piskoposlarının isim ve imzaları düzenli olarak BizansSinot Meclisi (Ruhani Meclis) kayıtlarında görülmektedir. Juliopolis9. yüzyılda İmparator I. Basil’e (M.S. 867–886) atfen Basilium-Basileion isminialır ve 11. yüzyıla kadar bu isimle varlığını sürdürür. Bu tarihten sonra edebieserlerde ismine rastlanmamaktadır. Bu durum o tarihlerden itibaren kentinönemini yitirdiğinin işareti sayılmalıdır. Juliopolis Nekropolü: 1950-56 yıllarındaSarıyar Barajı’nın inşasıyla Juliopolis antik kenti üzerine kurulan SarılarKöyü ve eski Çayırhan Beldesi sular altında kalmıştır. Sular altında kalmayan antikşehrin kuzey nekropolü olan çalışma alanı farklı mezar tipleri ve buluntularladikkat çekmektedir. Nekropolde, bir veya üç klineli, derin bir dromos çukuru vebazen merdivenli girişi bulunan kaya oygu oda mezarlar, ana kayaya sandukaşeklinde oyulmuş ve üzeri tek veya iki taş kapakla örtülmüş mezarlar, kaya oyguiçine küçük bir sanduka şeklinde ve üzeri taş kapakla örtülü mezarlarlabirlikte daha basit taş lahit, toprak içine gömülmüş taş kapaklı ve toprağagömülmüş ve üzeri çatı kiremitleriyle örülmüş olan altı farklı mezar mimarisitespit edilmiştir. 2009 ve 2010 yıllarında ortaya çıkarılan 162 mezardan sadeceikisinin köşe duvarında bulunan ve ana kaya üzerine işlenmiş boğa başıbetimlemeleri mezar koruyucu işlevi görmekle birlikte bölgedeki Mên kültüne de işareteder. Nekropolde ana kayaya sanduka şeklinde oyulmuş iki mezar içerinde sağlamahşap tabutlar ve iki adet ahşap tarak bulunmuştur. Ele geçen eserlerinkondisyonlarının iyi durumda oluşu bu eserlerin bölgede yoğun miktarda bulunansodyum sülfata dayanıklı bir ağaç cinsinden üretilmiş olabileceklerini aklagetirmektedir. Bu ağacın da bölgede halen bulunan ardıç ağacı olabileceğikuvvetle muhtemeldir. Mezar Buluntuları: Mezarsahibi hakkında arkeologlara önemli bilgiler sunan mezar armağanları Juliopolisnekropolünde oldukça zengindir. Nekropolde yapılan kazılarda ele geçenmücevherler arasında altın, gümüş ve bronzdan eserler, yarı değerli taşlarlasüslenmiş takılar olduğu gibi kemik ve camdan imal edilmiş objeler debulunmuştur. Buluntular arasında saç iğneleri, küpeler, kolyeler, yüzükler, bilezikler,elbise süsleri ve aynalar bulunur. Bu alanda kazısı yapılan önemli mezarlardanbirinde 7 iskelet bulunmuştur. Mezarda ele geçen ve üzerinde İmparatorElagabalus ve İmparatoriçe Julia Paula’nın tasvir edildiği altın çerçeve içerisindekikameolu kolye ucu dikkat çeken en önemli buluntulardan biridir. Mezardaİmparatoriçe Julia Cornelia Paula’nın kameo’daki aynı tasvirli portresinin veisminin okunduğu bronz bir Juliopolis darplı sikke bu iki buluntuyu çok anlamlıkılmaktadır. Sikkenin arka yüzünde Juliopolis adı yazmakta ve askeri elbiselibir şekilde imparator Elagabalus ayakta sola durmakta, sol eliyle mızrağınadayanmakta, sağ elinde tuttuğu patera ile önündeki girlandlı ve alevli sunağalibasyon yapmaktadır. Görüldüğü üzere kameo ve sikke üzerinde Elagabalus ve 1. karısı Julia Paula tasvirleri bulunmaktadır. İmparator Elagabalusilk evliğini 219 yılında Julia Paula ile yapmış ve bu evlilik ancak bir yılsürmüştür. Şüphesiz imparator’un kısa süren evliği hatırasına yaptırılmış olanbu güzel Kameo Madalyon ve Juliopolis sikkesinin aynı mezarda bulunmuş olmasıçok güzel bir tesadüf olduğu kadar bu mezarın M.S. 219 yılında inşa edilmişolduğunu da bize kanıtlamaktadır. 12 iskeletbulunmuş olan bir başka oda mezarda ise, Marcus Aurelius’un karısı 2.Faustina’yı tasvir eden kameolu bir altın yüzük ve Elagabalus’un birinci karısıJulia Paula’yı (M.S. 219) betimleyen altın çerçeveli kameo kolye ucu da dikkatedeğer eserlerdir. Aynı zamanda Julia Paula betimli ikinci kameo kolye’ninJuliopolis nekropolünde bulunmuş olması bir tesadüf sonucumu, yoksa bir kameoişleme atölyesinin Bithynia’da veya Juliopolis’te olduğunu mu bizegöstermektedir?. Nekropolkazılarında ele geçen mücevherlerden bir diğer önemli buluntu grubu da intagliotekniğinde işlenmiş taşlı yüzüklerdir (gemma). Mezar sahiplerinin sağlıklarındakişisel mühür olarak kullandıkları bu yüzüklere ait taşlarda Zeus, habercitanrı Hermes, Pan, horoz, tavşan, kerevit, ay-yıldız gibi motifler yeralmaktadır. Juliopolis Nekropolü’nde bulunan tavşan tasvirli yüzük taşlarınınsayısı üçe ulaşmış olup bu simgenin Ankara’nın dünyaca tanınmış Angora tavşanıyünü ile olan bağlantısı araştırılmaya devam etmektedir. Bununla birlikte yüzüktaşları üzerinde yer alan ay-yıldız simgesi bölgedeki Mên kültüne işareteder. Juliopolisnekropolünde ortaya çıkarılan bir diğer önemli buluntu grubu da hekimlere aitmezarlardan çıkarılan bronz ve demir cerrahi aletlerdir. Şimdiye kadar dörtadet hekim mezarı tespit edilmiştir. Bu mezarlar arasında 139 numaralı olanı, birahşap kutu içine konulmuş vaziyette ele geçen 8 bronz tıp aleti ile dikkatedeğerdir. Anadolu’da yapılan arkeolojik araştırmalarda hekim mezarlarıbuluntusu oldukça azdır. Müzelerde yer alan birçok tıp aleti ise kaçak kazılarsonucu bulunmuş, yani kronoloji vermeyen eserlerdir. Bu nedenle JuliopolisNekropolü hekim mezarları bu alanda Anadolu arkeolojisindeki boşluğu doldurmayaönemli katkı sağlayacaktır. Ahşaptansandık, tarak ve kozmetik aletleri, camdan parfüm şişeleri, seramik kaplar vekandiller, bronz ve demirden bıçaklar, testiler, strigilisler (ter kazıyıcı),bronzdan yapılmış divit saklama kapları ve mürekkep hokkaları Juliopolis Nekropolündenbulunan diğer önemli buluntulardır. JuliopolisNekropolünde kazılan hemen her mezardan sikkeler bulunmuştur. Ölülerindudaklarına veya ağızlarına bırakılan bu sikkeler pagan inanışına göre onlarıölüm tanrısı Hades’in ülkesine götüren tekneyi kullanan kayıkçı Kharon içindir.Böylece ölü ait olduğu yere sağ salim ulaşmış olur. Bu yitik kenti günümüzde eniyi tanıtan maddi kültür kalıntılarının şehrin Roma Döneminde bastığı bronzsikkeler olduğu rahatlıkla söylenebilir. Juliopolis’te sikke darbı, Vespasianus(M.S. 69- 79) ile Gallienus (M.S. 253-268) dönemleri arasında kesintisiz devametmiştir. Buda bize şehrin bu dönemlerde kent statüsünde olduğunu göstermeklebirlikte, kentin tapınakları ve kültlerinin neler oldukları konusunda da ipuçlarıverir. Juliopolis’te darp edilen çok çeşitli tipteki sikkeler içerisinde, tanrıMên, Dionysos, Asklepios, Herakles, Hermes, Zeus ve Kybele en çok rastlananfigürlerdir. Şehrin darp etmiş olduğu sikkeler dışında komşu kentlerin bronzsikkeleri ve Roma İmparatorluğu’nun genel kullanımda olan çok sayıda gümüşdenarius paraları da mezarlarda ele geçmiştir. Juliopolisnekropolü çevresindeki doğal peyzajı ve hemen yakınındaki kuş cenneti ileAnkara’nın yeni kültür ve doğa turizm destinasyon alanlarından biridir. Bölgedeyoğun bir erozyon yaşansa da bu doğal olayın baraj çevresinde yarattığı estetikgüzellik, ziyaretçilere eşsiz bir görsel ziyafet yaşatır. Bu kültürel ve doğalkaynağı en iyi şekilde korumayı amaç edinen Nallıhan Kaymakamı Sn. Ömer TORaMAN,Nallıhan Belediye Başkanı Sn. Adnan OKUR, Çayırhan Belediye Başkanı Sn. ÖmerBAYRAK, Nallıhan Turizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Sn. Mustafa BEKTAŞ,Çayırhan Jandarma Komutanı Nihat GÜZEL ve Park Teknik Yetkilileri JuliopolisNekropol kazılarının da en önemli destekçileridirler. En önemlidesteği ise, bizi kazı esnasında hiç yalnız bırakmayarak ziyaret eden veyardımlarını esirgemeyen, Kültür ve Turizm Müsteşar Yardımcımız Sn. ÖzgürÖZARSLAN’dan gördük, kendisine buradan şükranlarımızı sunmayı bir borç biliriz. Beypazarı’nı19 km.geçtikten sonra karşınıza çıkacak olan Çayırhan’da Sarıyar Baraj Gölükıyısındaki Juliopolis Teknesi sizi önce Kuş Cennetine götürecek oradan daJuliopolis Nekropolüne ulaştıracaktır. Nekropolden çıkan eşsiz buluntularıgörmek isterseniz de Ankara Kalesine, Anadolu Medeniyetleri Müzesine uğramanızyeterli olacaktır.
|